Öne Çıkanlar Donald Trump Barack Obama Putin Xezeba Firatê Henri

Bu haber kez okundu.

Bir uçak vurdu, devlet suspus!

ROJHABER - İşgalci Türk ordusu Minibic’in batısında yer alan köylere yönelik savaş uçakları ve topçu bataryaları destekli saldırılarını sürdürüp sivilleri katlederken dün ilk kez Bab bölgesinde uçaklarca vuruldu. Türk Genelkurmayı Suriye savaş uçaklarının vuruşu sonucu 3 askerinin öldüğünü, 10’unun da yaralandığını duyurdu. Rus savaş uçağının Türkler tarafından düşürülmesinin yıldönümünde meydana gelen vuruşlarla ilgili kimse konuşmadı. Rejim resmi bir açıklama yapmadı, ABD, Rusya ve NATO, dün saat 17.30 itibariyle tepki göstermedi. Türk tarafı da Genelkurmay’ın duyurusuyla yetindi. Her gün Minbic ve Bab açıklaması yapan Türk Cumhurbaşkanı ve şürekası tek kelime konuşmadı. AKP medyasının elemanları ise birbirlerini teselli edip itidal çağrısı yaptılar, Rusya ile karşı karşıya gelmenin zararlarıyla birbirlerini ikna etmeye çalıştılar. Buna rağmen Türk ordusu ve çeteleri, Minbic köylerine saldırıları sürdürdü ancak Minbic Askeri Meclisi savaşçıları sert karşılık verdi. Dün Şêx Nasir’da bir tankları daha imha edildi, katliam yaptıkları Seb Wêran köyündeki saldırıları da kırıldı.

Bölgede bulunan ANHA muhabirlerinin verdiği bilgiye göre, işgalci Türk ordusu önceki akşam özellikle Medîq Boxaz ve Ulaşlî köylerini bombaladı. Top atışlarıyla beraber işgalci Türk ordusuna ait savaş uçakları da Minbic’in batısında yer alan köylerin üzerinde uçuş yaptı.

Arima’ya hava saldırısı

Qebasîn ile Minbic arasındaki köylere aralıksız saldıran Türk ordusu ve çeteleri, Minbic Askeri Meclisi savaşçıları tarafından önceki akşam DAİŞ’ten kurtarılan Arima kasabasına da hava saldırısı düzenledi.

Bab’a devam etti

Bu hattaki saldırılarının yanı sıra Bab’ı doğudan da kuşatmak isteyen Türk ordusu ve çetelerine gece yarısı sürpriz yapıldı. Bab’ın kuzeydoğusunda Kifeyr mezrasında konuşlanan Türk birliği savaş uçakları tarafından vuruldu. Türk Genelkurmay Başkanlığı, sabah saatlerinde resmi bir açıklamayla olayı duyurdu. Genelkurmay, “Fırat Kalkanı Harekatı’nda yürütülen operasyonlar kapsamında, 24 Kasım 2016 saat 03:30 sularında, Suriye rejim güçlerince gerçekleştirildiği değerlendirilen hava saldırısında, üç kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri ağır olmak üzere 10 kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır. Yaralı personel tedavilerinin yapılması maksadıyla süratle bölgeden tahliye edilmiştir…” dedi.

Başka açıklama yapılmadı

Türk medyası, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’dan bilgi aldı. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün öğle saatlerinde Öğretmenler Günü dolayısıyla yine uzun bir konuşma yaptı ama bu olaydan hiç söz etmedi. Başbakan, Milli Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Genelkurmay da sessizliğe gömüldü.

3’ü de rütbeli

Öldükleri açıklanan bir üsteğmen, bir astsubay ve bir uzman çavuşun cenazesi otopsi işlemleri için Antep’teki Adli Tıp Kurumu’na getirildi. 

Kilis Devlet Hastanesi’nde yaralıları ziyaret eden Kilis Valisi İsmail Çataklı ve Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı ise hastane yetkililerinden bilgi aldı. Çevik Kuvvet polisi hastane ve çevresinde geniş güvenlik önlemi alırken, durumu ağır olan askerler Antep’e sevk edildi.

Dün saldırılar sürdü

Sahada ise Bab tarafından vuruldukları yerden çekilen Türk ordusu ve çeteleri Minbic köylerine Minbic Askeri Meclisi savaşçılarına yönelik bombardıman ve saldırılarını sürdürdü. Şêx Nasir’dan Beraz’a kadar şiddet çatışmalar yaşandı. Şêx Nasir’da bir Türk tankı daha imha edildi. Böylece bon günlerde imha edilen tank sayısı 4 oldu. Seb Wêran köyüne yönelik saldırı ise tamamen püskürtüldü.

Yayın yasağı

Türk tarafı, sabahın erken saatlerinden itibaren Başbakan’ın direktifiyle RTÜK tarafından yayın yasağı getirdi.

Suriye’den yansıyanlar

Suriye resmi bir açıklama yapmadı ancak Suriyeli gazetecilere göre Türk Genelkurmayı’nın Suriye’yi işaret etmesi yerinde. Suriyeli askeri uzman Mahmud Abbas, “Suriye hava kuvvetleri, Türkiye’nin Suriye sahasına girişine cevap verdi” dedi. 

Aranews’e konuşan Ebu Ayyad adlı çete elemanı da “Suriye uçakları ilk defa Türk askerini vurdu. Birkaç askeri araç kullanılamaz hale geldi” dedi.

DAİŞ ise Türk askerlerine saldırıyı üstlendiğini duyurdu.

Zamanlama epey manidar!

Türk askerlerinin “Suriye uçakları” tarafından vurulması oldukça manidar bir tarihe  denk geldi. Bir Rus Su-24 bombardıman uçağının Türk F-16’ları tarafından düşürülmesinin üzerinden tam 1 yıl geçti. 24 Kasım 2015’teki saldırıda uçağın birinci pilotu Peşkov ve rotadan sorumlu ikinci pilotu Konstantin Murahtin, uçak yere düşmeden kendilerini paraşütle fırlattı. Peşkov yere inerken Türk çete elemanı Alparslan Çelik tarafından öldürüldü. Murahtin’i kurtarmaya giden ekipten ise Rus denizci Aleksandr Pozıniç, çete elemanları tarafından öldürüldü. Kurtarma operasyonuna katılan komandolar, özel bir sinyal sistemi sayesinde Murahtin’i bulabildi. Murahtin,  Hmeymim Üssü’ne ulaştırıldı. Pilot Peşkov’un naaşı ise çete elemanları tarafından Türk devletine verildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, uçağın düşürülmesine ilişkin olarak, “Teröristlerin işbirlikçileri tarafından sırtımızdan bıçaklandık” dedi. Türkiye’ye karşı ekonomik önlemler alınması için hükümeti görevlendiren Putin, Suriye’de görev yapan Rus uçaklarının korunması için Hmeymim Üssü’ne S-400 hava savunma sistemleri yerleştirilmesi için emir verdi. Suriye’deki çetelere perasyon düzenleyen bombardıman uçaklarına da avcı uçakları eşlik etmeye başladı.

Rus bombardıman uçağının düşürülmesi, Moskova ve Ankara arasındaki ilişkilerin kopma noktasına gelmesine sebep oldu. Rusya, Türkiye ile işbirliğinin seviyesini düşürdü, Türk Akımı dahil olmak üzere bazı ortak projeleri dondurdu, bir dizi Türk gıda ürününün alımı yasaklandı, Türk şirketlerine yönelik kısıtlamalar getirdi ve Türkiye’ye charter uçuşları durdurdu. Erdoğan, 27 Haziran’da Rusya ile ilişkilerin düzelmesi için ilk adımı atıp Putin’e bir mektup gönderdi. Kremlin’den yapılan açıklamaya göre mektupta şu ifadeler yer aldı: “Bir kez daha üzüntümü ve derin başsağlığı dileklerimi ölen pilotun ailesine iletmek istiyorum ve özür dilerim, diyorum. Tüm kalbimle acılarını paylaşıyorum. Verilen acıların ve zararın hafifletilmesi için gerekli tüm inisiyatifleri almaya hazırız.” 

Putin ve Erdoğan uçağın düşürülmesi ardından ilk yüz yüze görüşmelerini 9 Ağustos’ta St. Petersburg’da gerçekleştirdi. Taraflar, ilişkilerin normalleştirilmesi ve Türkiye’ye yönelik yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması konusunda anlaştı.

Bab kavşaktaki düğümdür

Bab, batı – doğu ekseninde Türkiye’den Reyhanlı – Bab El Hava sınır kapısından Halep’i geçerek Minbic’e uzanan yol üzerinde yer alıyor. Yolun devamı Süleyman Şah türbesinin eskiden bulunduğu Kavzkuzah (Gökkuşağı) köprüsüne uzanır.

Kuzey – güney ekseninde ise Türkiye resmi sınırındaki (Elbeyli köyünün karşısında) El Rai’den başlayan yol Bab’dan geçerek Halep’in batısından güneye Suriye içlerine uzanır.

Bab, Reqa, Halep ve İdlib illerinin ortasında yer alıyor. 

Dolayısıyla bu stratejik konumu itibariyle hem Suriye ve Türk rejimleri hem de Kürtler ile ittifakları için hayati önemde. 

YPG öncülüğündeki QSD bileşenleri tarafından özgürleştirilip Askeri Meclis’e emanet edilen Minbic ile Efrîn arasında kalan Bab, QSD tarafından alınırsa hem Halep ile Türk devletinin bağlantası kesilmiş olur hem de Efrîn ve Kobanê kantonları birleşmiş olur. Kuşatma altındaki Efrîn nefes alabileceği gibi çeteler ile Türkiye’nin Halep ve kuzeyi ile bağlantısı kesilmiş olur. Reqa’daki işgale son verilmesine yönelik hamle de hızlanır.

Suriye rejimi ise Halep için Bab’ın kapı olduğunu bildiğinden buraya Türk devletinin yerleşmesini istemiyor. Rejim, aynı zamanda uzun vadedeki çıkarları için QSD’nin de olmasından yana değil.

Türk devleti ve çeteleri de Bab’ı aldıklarında iki kanton arasına sökülmesi oldukça zahmetli bir zehirli hançer gibi saplanacaklarının farkında. Bunun için Bab’ın alarak Kürtlere darbe vuracakları gibi Halep hayallerini gerçekleştirmenin hesabını yapıyor. Ayrıca Cerablus ve Rai’nin ardından Bab’ı alınmasıyla Minbic ve Efrîn üzerinden sürekli tehdit olmanın yanı sıra ABD ve Rusya karşısında pazarlık güçlerinin arttırmış olacaklar. Türk tarafı, bu durumu kendi devletinin varlığı için gerekli görüyor, bunun için de Türk Özel Kuvvetler Komutanı ile MİT bizzat işgal harekatını yönetiyor.

ABD istemediğini açıkladı

ABD, Cerablus işgaline sessiz kaldı, sonra Rai’ye kadar ki hattın DAİŞten devralınması için destek verdi, ancak Bab’a doğru inmesini desteklemediğini açıkladı. ABD Bab’a yönelik Türk saldırısına hava desteği vermediğini, Türk ordusuyla birlikte olan uzman askerlerini de çektiğini duyurdu. 

Suriye ne demişti?

Suriye Dışişleri Bakanı Velid El Muallim, geçen haftaki basın toplantısında, bir kez daha Türkiye’nin işgalci olduğunu söyledi. Suriye, hava sahasını ihlal eden Türk uçaklarını vuracağını açıklamış ve radarlarını harekete geçirmişti.

Yeni Özgür Politika

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.