Öne Çıkanlar Donald Trump ÖZERKLİK VE ULUSLAR ARASI KORUNMA İSTENİYOR Henri Barack Obama Cem Özdemir

Bu haber kez okundu.

'Erbil-Bağdat işbirliği Musul'la sınırlı kalır'
ROJHABER - Irak’ta ABD desteğiyle, Erbil ve Bağdat hükümetinin anlaşmasıyla ekimde başlayan Musul’u IŞİD’den temizleme operasyonu sürerken, IKBY Başkanı Mesud Barzani’den, "ABD ile anlaştık. Peşmerge IŞİD'den kurtardığı bölgelerden çekilmeyecek" çıkışı geldi. Bağdat henüz sessiz. Zira Musul’un IŞİD’den kurtarılmasının ardından tartışmalı bölgelerde nasıl bir yönetim kurulacağıyla ilgili rivayetler muhtelif. Türkiye de bu bölgede özellikle Telafer’de rol oynamak arzusundayken, Sincar’daki gelişmelerden kaygılı.

Tartışmaları, Moşe Dayan Enstitüsü’nden araştırmacı Ceng Sağnıç ile konuştuk.

'BARZANİ'NİN AÇIKLAMASI ABD YÖNETİMİNE BİR MESAJDI'

Barzani’nin ‘IŞİD’den aldığımız bölgelerden geri çekilmeyeceğiz açıklamasını, ABD Büyükelçisi’nin 14 Kasım’da yaptığı açıklamaya doğrudan olmayan bir cevap olarak okuyan Sağnıç şu değerlendirmeyi yaptı: “ABD Büyükelçisi yaptığı basın toplantısında ABD hükümetinin, Kürdistan peşmerge güçlerinin tartışmaları bölgelerdeki sınırlarından çekilmesini, ve 2014 yılı öncesi, IŞİD savaşı öncesi sınırlarına geri dönmesini beklediklerini söyledi. Bu ABD için çok beklenmeyen bir açıklamaydı. Çünkü şimdiye kadar bu tartışmalı bölgelerdeki Kürt yönetimi ile ilgili herhangi bir yorumda bulunmamışlardı. Sonra birkaç komutandan cevap geldi. Fakat en üst düzeyden cevap dün geldi. Bunu yeni ABD yönetimine bir mesaj olarak algılamak da mümkün.”

'ERBİL, ABD'DEN TARTIŞMALI BÖLGELERLE İLGİLİ TAAHHÜT ALDI'

IKBY ile ABD arasında Kürtlerin bu tartışmaları bölgelerde IŞİD’den sonra da devam edecek bir iktidarları olacağına dair bir anlaşma olmadığına vurgu yapan Sağnıç, “Yazın yapılmış bir memorandum var iki hükümet arasında. Buna göre de Kürdistan Bölgesi, Irak hükümetinin dahli olmadan ABD’den IŞİD’e karşı askeri destek almaya devam edeceği taahhüdünü aldı. Bu taahhüdün tartışmalı bölgelerle ilgiliydi” dedi.

IŞİD’in Irak’ta sadece tartışmalı bölgelerde hakimiyet kurabildiğine dikkat çeken Sağnıç, Musul operasyonu öncesinde Erbil ile Bağdat arasındaki anlaşma sürecini şöyle özetledi: "IŞİD, sadece tartışmalı bölgelerde hakimiyet kurabilmişti. IKBY’nin kendi sınırlarında herhangi bir hakimiyeti yoktu. 2014 yılından beri Kürdistan Bölgesi’nin tartışmalı bölgelere girişindeki Kürt yayılması elbette ABD ve ABD öncülüğündeki koalisyonun askeri desteğini aldı. Fakat Musul operasyonunun başlamasından evvel Erbil ve Bağdat arasında konu üzerinde geniş bir müzakere süreci başladı. IKBY çok açık bir şekilde Bağdat hükümet ile bir anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmada mevcut sorunların çözümünde uzlaştıklarını söyledi. Bunun içinde IKBY’nin petrol satışlarındaki bağımsız tavrından, bağımsızlık referandumuna kadar aradaki sorunların çözülmesi karşılığında, Irak ordusuna Şii milisler olmamak kaydıyla, Kürtlerin kontrol ettiği bu tartışmalı bölgelerde, yani kağıt üzerinde aslında Irak’a ait olan bu bölgelerde, Irak ordusunun geçmesine izin verdiklerini duyurdular. Bunun hemen akabinde de Musul operasyonu iki taraflı başlamış oldu.”

'MUSUL SONRASI İLE İLGİLİ BİR ŞEY SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİL'

Musul öncesinde yaşanan bu sürecin Musul sonrasında yaşanacak süreçten ayrı değerlendirmek gerektiğine dikkat çeken Sağnıç, “Bugüne kadar Kürdistan bölgelesinin Irak hükümeti ve ABD’nin Şengal’den Diyala’ya kadar uzanan tartışmalı bölgelerdeki Kürt askeri varlığı ile söylediği herşey Musul öncesi sürece ait. Tamamen Musul operasyonunu ve IŞİD’in Irak’tan çıkarılması için en hızlı biçimde yapılması üzerine kurgulanmış açıklamalar. Bunlara bakarak Musul sonrasında ne olacağı ile ilgili birşey söylemek çok mümkün değil. Çünkü Musul sonrasındaki askeri durumla ilgil hem Erbil-Bağdat, hem Erbil-ABD hem de Bağdat-ABD arasında tekrar bir müzakere sürecinin başlaması gerekiyor. Ancak bunlar bugüne kadar konuşulmuş değiller” ifadelerini kullandı.

'TRUMP'IN IRAK DENKLEMİNDE NEREDE DURACAĞINI KESTİRMEK İÇİN ERKEN'

Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinin Bağdat ve Erbil denkleminde beklenmeyen bir gelişme olduğunu her iki hükümetin de Hillary Clinton ile çalışmayı daha ‘güvenli’ bulduğunu belirten Sağnıç, Washington’ın Irak denkleminde ağırlığını Erbil mi yoksa Bağdat’tan mı yana kullanacağının belirsiz olduğuna işaret etti: “Obama’nın izolasyonist siyaseti Trump’tan çok farklı değildi. Obama döneminde ABD’nin denizaşırı operasyon yapması en ihtimal dışı görünen konulardan biriydi. Fakat IŞİD’e karşı operasyonların başını ABD çekti. Irak’taki iç sınırların değişmesinde de ABD faktörü çok yoğundu. Trump’ın söz verdiği izolasyonist siyaset, Bağdat ve Erbil arasındaki sorunlara Bağdat lehine müdahil olmama ihtimali gösteriyor. Fakat Erbil lehine müdahil olmama ihtimali de var. Şu an kimsenin öngörüde bulunması mümkün değil. Savaş koşullarında olduğu için oradaki hükümetler her iki tarafın da inkar etmelerine rağmen Clinton ile devam etmeyi biraz daha güvenli bulduklarını düşünüyorum. Savaş dönemi için çok bilinmeyenli bir durum” değerlendirmesi yaptı.  

'ERBİL İLE BAĞDAT ARASINDAKİ ANLAŞMA KISA SÜRELİ OLABİLİR'

2003’ten beri Bağdat’ta Irak Yönetim Konseyi kurulduğundan beri Erbil ile Bağdat arasında bugün yapılan işbirliği gibi bir gelişmenin söz konusu olmadığını söyleyen Sağnıç, “Birçok çevre de bu işbirliğinin çok kısa sürede olduğunu düşünüyor. Kuzey Irak ve tartışmalı bölgelere ilişkin siyasi yorumlara baktığınızda, Bağdat’ta eğer görüşme yaparsanız IKBY’nin tartışmalı bölgelerden çıkmasını isteyen tarzda bir yorum yapacaktır. Kürdistan hükümeti de Erbil’de yaptığı konferanslarda bahsettiğiniz çevrelerden kendisine destek geldiğini söylüyor. Bunu tam olarak bilmek mümkün değil” dedi.

'IKBY'NİN ÇEKİLMESİ SİYASİ OLDUĞU KADAR ASKERİ BİR MESELE'

IKBY’nin Şengal’den Mendeli’ye kadar bahsedilen tartışmalı bölgelerden çekilmek gibi bir niyetinin olmadığına vurgu yapan Sağnıç, “Zaten bu tür bir alandan çekilmesi, kendi ideolojik unsuruna da ters. IKBY’deki kimsenin kolay kolay almak isteyeceği bir risk değil. Bu bir de askeri bir mesele. Sadece Ninova ilinde 70 bin kadar peşmerge gücü var. Bu güçlerin kolaylıkla caydırılabilmesi ve tekrar eski sınırlara çektirtilmesi çok da kolay bir durum değil” tespitini yaptı.

'ANKARA, ORTADOĞU'DA BİR ORTAK AMA TEK ORTAK DEĞİL'

Ankara’nın Erbil’in Ortadoğu’daki ortaklarından biri olsa da tek ortağı olmadığına vurgu yapan Sağnıç, “Son süreçte IKBY’nin ABD ve Bağdat tarafında daha güçlü bulunuyor olması da Türkiye’nin Kuzey Irak’taki nüfus alanının daralmasına sebep olmuş durumda. Yani Türkiye’nin Başika bölgesinde Musul’un kuzeyindeki Sünni gönüllü güçlerle kentin alınmasında bir rol oynaması, Kuzey Suriye’ye benzer bir rol oynaması planı varken burada çekimser davranıldı. O da Türkiye’nin durumunu elbette ki zayıflattı" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'NİN MÜDAHALESİ KİMSE İÇİN SEÇİLEBİLİR DEĞİL'

Irak konusunda Türkiye’nin İran, Suriye ve Rusya ile yaşadığı sorunların büyük rol oynadığını belirten Sağnıç, IKBY dahil kimsenin bu sorunlara bir de Irak’ı eklemek istemediğine dikkat çekerek, “O yüzden bu savaşta askeri bir Türkiye müdahalesi kimse için seçilebilir birşey değil. Aynı zamanda Türkiye için de çok seçilebilir değil. Irak’ın bir de bu Haşdi Şabi denilen bir güç var. IŞİD kadar motive askeri olarak e  herhangi bir Suriyeli örgütten çok daha güçlü bir milis gücü. Bunun arkasında Irak hükümeti mi İran mı var kestirmek mümkün değil. Yani IKBY ile Bağdat arasında Musul ile ilgili yaşanmamış bir işbirliği ve diyalog süreci 2003’ten beri var. Ama bu süreç bundan sonra muhtemelen Musul’la sınırlı kalacak" dedi.

Ceyda Karan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.