Öne Çıkanlar Donald Trump Putin BAKAN VE İSTANBUL BELEDİYESİNE UYARI Zübeyir DAİŞ ZULMÜNDEKİ KADINLARI ÖZGÜRLEŞTİRECEĞİZ

Bu haber kez okundu.

PKK ve özel mülkiyet

ROJHABERPKK’nin 39. kuruluş yıldönümü kutlanıyor. 

PKK’nin ilk dönem kadroları, tanıklıklarını ve anılarını paylaşıyorlar. PKK yönetici ve kadrolarının azim, kararlılık, cesaret, direngenlik, kahramanlık ve fedakarlık ölçülerine dair binlerce örnek var. Kimi artık yaşamayan ama bir çoğu hala hayatta olan tanıklardan, PKK’yi ve PKK’nin kadro özelliklerini anlamak mümkün.

Bu güne kadar yeterince işlenmeyen ama PKK’yi diğer siyasi partilerden ve sistem karşısında güçlü ve yenilmez kılan en önemli özelliği mülkiyete yaklaşım ve mülkiyet ölçüleridir. PKK’yi bağımsız ve başına buyruk kılan da esas olarak bu özelliğidir. Mülkiyet ilişkilerinden uzaklık ve ekonomik özgürlük, grup aşamasından günümüze PKK’nin korumayı başarabildiği ‘aşil topuğu’dur. 

PKK bütün zorunluluklarını ve ihtiyaçlarını halkın küçük ve kıt imkanları ile karşılamaktadır.

Kürt halkının yiyeceğinden, içeceğinden ve ailesinin ihtiyaçlarından kısarak yaptığı yardımlar, PKK’nin yegane ve en büyük sermayesidir. Gönüllü ama küçük bu destekler, bugün Ortadoğu’nun en etkili aktörlerinden biri olan PKK’nin bağımsız kalmasını sağlıyor.

Şayet PKK halktan değil de, devletlerden, kimi vakıf ve derneklerden fonlar ve ekonomik destek almış olsaydı, çoktan yıkılıp gitmiş ya da siyaset üzerinde etkisi olmayan marjinal bir örgüte dönüşmüş olacaktı. Türkiye’deki eski TKP ve Filistin Kurtuluş Örgütü bu ilişkilerdeki trajik çöküşün somut örnekleridir.

PKK’nin özgüce dayalı ve kendine yeterlilik ilkesi, yaşayan-alternatif bir örnek olması itibarı ile kapitalist sistemi rahatsız etmektedir. ABD, İngiltere ve Almanya değişik tarihlerde PKK yöneticilerinin isimlerini de vererek, PKK’nin “malvarlığına ve bankadaki hesaplarına el konulması” kararı vermişti. Fakat her nedense el konulan(!) bu hesaplardaki para miktarları ve el konulan malvarlıkları hiç açıklanamadı. Çünkü ne PKK yöneticilerinin bankalarda bir metelikleri vardı ne de özel mülkiyetlerinde tek bir dikili ağaçları.

Türk medyası zaman zaman PKK’nin bu güçlü yanına yönelik saldırılar geliştirir. PKK-Devlet görüşmelerinin sürdüğü dönemde, gerilla alanlarına giden bir Türk gazeteci, “PKK’li yöneticiler lüks içinde yaşıyor” haberi yapmış, haberi bir fotoğrafla süslemişti. Toplu fotoğraf çektiren PKK yönetici ve kadrolarının ayakkabılarını oklarla göstermiş; güya “marka” olanları tespit etmişti. Özel savaş muhabiri bu gazeteci, aklınca PKK’lilerin lüks bir yaşam sürdürdüklerini anlatarak, halktan ve amaçlarından koptukları mesajını vermek istiyordu. Oysa fotoğraflarını ve isimlerini yayınladığı PKK yöneticilerinin sırt çantaları, parka ve ayakkabıları dışında “özel mülkiyet”leri yoktu.

Üretim araçları mülkiyeti, ticaret ve para kazanma ilişkisine kenarından kıyısından bulaşmış olmak; mal ve servet birikimi PKK’de ahlaksızlık sayılır ve suçtur. Yoksulluğa ve sömürüye karşı mücadelede, eşitlik, adalet ve özgürlük için topluma önderlik edenler ve bu yolda siyaset yapan yöneticiler; özel mülkiyete, servet oluşturmaya veya para biriktirmeye başladıkları an, yola çıkış amacından ve toplumsallıktan kopar. O artık toplumsal amaçlar için değil; bireysel çıkarları için; kendisi ve ailesinin geleceği için yaşayan bir siyasetçiye ve yöneticiye dönüşür. 

Mülkiyetçi birinin bırakalım PKK’de yönetici olması, PKK’nin kadro adayı olması dahi mümkün değildir.

Kürt Halk Önderi Öcalan’ın evi ve ailesinin yaşam standartları, PKK’yi bugünlere getiren mülkiyet ilişkisinin de somut örneği olarak hala gözümüzün önündedir ve gerçektir. 

PKK, 40 yıllık geçmişinde büyük tehlikeler, büyük komplolar yaşamış bir hareket olarak kendisini değiştirebilen, yenileyebilen dinamik bir harekettir.

Ancak PKK’nin değişmezleri ve epey “sabit”leri de vardır. Grup aşamasından bu güne, Öcalan’ın PKK’de ilke haline getirdiği yaşam biçimi bu sabitlerden biridir. Bir PKK kadrosu ve yöneticisinin evi, özel mülkiyeti, serveti, birikmiş parası olmaz. PKK’liler halkın yaşam standartlarının üzerinde bir yaşam sürdüremez. “Bir lokma bir hırka” felsefesi yokluğu ve yoksunluğu değil; biyolojik olarak yaşayabilecek ihtiyaçlar karşılandığında, her türlü zorluğa karşı mücadele edebilme zenginliğini ifade eder.

39. yılına girerken PKK’yi merak edenler ve bu “sırrı” çözmek isteyenler, başta Kürt Halk Önderi Öcalan olmak üzere PKK yöneticilerinin mal varlığını ve mülkiyet ilişkilerini incelesinler. Bu incelemelerden PKK yöneticilerinin ailelerine ait, 50 yıl önce yapılmış, tek katlı bolca kerpiç köy evi, birkaç dönüm toprak parçasından daha farklı şeyler bulurlarsa bunları da paylaşsınlar.

Bir de, Kürt halkı için mücadele ettiğini iddia eden diğer Kürt partilerinin mülkiyet ilişkilerine bakılsın bir zahmet. Kürt halkı için mücadele ettiğini söyleyenlerin sarayları, villaları, arsaları, hizmetçileri, ülke dışındaki mülkiyetleri ve bankada birikmiş servetlerinin hesabını yapabilirlerse, PKK’nin niçin başarılı olduğunu da anlarlar.

PKK, başkalarının kapı eşiğinde ve yemek artıkları ile beslenen çakal olmaktansa, dağlarda aç ama özgürce dolaşan aslanların partisidir.

Yeni Özgür Politika

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.