Öne Çıkanlar Donald Trump ÖZERKLİK VE ULUSLAR ARASI KORUNMA İSTENİYOR Henri Barack Obama Cem Özdemir

Bu haber kez okundu.

Ferda Çetin: CHP Erdoğan diktatörlüğünü desteklemeye devam ediyor
ROJHABER4 Kasım, Kürt halkı ve Türkiye’nin geleceği bakımından yeni bir başlangıçtır. Tayyip Erdoğan’ın faşizmi sürdürerek diktatörlükte ısrar etmek dışında ikinci bir seçenek yoktur. O artık sürdürebildiği yere kadar bu kötülük rejimini sürdürecektir. Dolayısıyla hala Erdoğan ve AKP’den medet uman, bu azgın diktatörlüğü görmezden gelerek hala "90’lara döndük", "Türkiye karanlığa sürükleniyor", "Türkiye diktatörlüğe doğru gidiyor" tekerlemeleri anlamsızdır.

Tayyip Erdoğan, 4 Kasım günü uygulamaya koyduğu darbeyi, 2014 yılından itibaren planlıyor. Kürtlerin uyanışını ve özgürleşme sürecini durdurmak; yüz yıllık imha, inkar ve asimilasyon politikasını yeniden canlandırmak amacıyla oluşturulan bu planda, Tayyip Erdoğan/AKP ile Türk Silahlı Kuvvetleri tam bir ittifak içindedir. Rojava’ya düşmanlık, Başika’ya girerek Şengal’deki özgürleşmeyi engelleme, Kuzey Kürdistan’da Kürt kentlerinin yakılıp yıkılarak halkın göçe zorlanması, AKP-TSK koalisyonunun icraatlarıdır. 

Bu koalisyon yeterince teşhir olmuş ve Kürt halkının mücadelesiyle görünür hale gelmiştir. MHP doğrudan bu koalisyonun içindedir. Rolü, konumu ve tutumu henüz netleşmeyen tek parti CHP’dir. Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin faşizme karşı mücadelesi bu netleşmeyi de yaratacaktır.

7 Haziran’da, HDP’nin 80 milletvekili ile parlamentoya girmesi, Tayyip Erdoğan’dan önce Devlet Bahçeli tarafından kabul edilemez bulunmuş ve seçimin yenilenmesi gündeme getirilmişti. CHP de HDP’yi baraj altına almak için yapılan baskın seçime itiraz etmemiş; 1 Kasım’da HDP’nin kaybedeceği milletvekilliklerinin kendi hanelerine yazılacağı hesapları yapmıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP, MHP ile ortak Cumhurbaşkanı adayı seçmekte bir sakınca görmemiş; HDP’li milletvekillerinin parlamentodan tasfiyesi amacıyla, AKP’nin dokunulmazlıkların kaldırılması yasasına MHP ile birlikte destek sunmuştur.

Kemal Kılıçdaroğlu 14 Temmuz sahte darbe girişiminden sonra AKP ve MHP ortaklığına, "Yeni Kapı Ruhu" adıyla dahil olmuştur. Sonrasında yeni anayasa hazırlıkları yapılırken, AKP’nin HDP’yi dışlamasından hiçbir rahatsızlık duymamış; AKP ve MHP ile birlikte "Anayasa Hazırlık Komisyonu" oluşturmuştur.

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP, AKP faşizmi ile işbirliği sürecine, 30 Mart 2016 tarihinde Genelkurmay Başkanı ile yaptığı görüşme ile dahil olmuştur. Bu görüşmede Hulusi Akar, Kılıçdaroğlu’na, CHP’li vekillerin Cumhuriyet Gazetesi ve yazarlarına sahip çıkmamalarını ve dokunulmazlıkların kaldırılmasında AKP ile birlikte hareket edilmesi talimatı vermiştir. 

CHP MYK toplantısında dokunulmazlıkların kaldırılmasına "hayır" kararı çıkmıştır. Fakat Kemal Kılıçdaroğlu bu toplantıdan sonra, bire bir yaptığı görüşmelerle bu kararı değiştirmiştir.

Dokunulmazlık tartışmaları yapılırken Kılıçdaroğlu’nun "dokunulmazlıkların kaldırılması anayasaya aykırıdır ama biz evet oyu vereceğiz" sözleri, CHP’nin Genelkurmay Başkanlığı talimatının dışına çıkamayacağının da itirafıydı. İkinci itirafı Ahmet Davutoğlu yapmış, CHP ile Genelkurmay Başkanlığı arasındaki hiyerarşik ilişkiyi, "dokunulmazlıklar konusunda bize destek vermek zorunda kaldılar" sözleriyle açıklamıştı.

Kılıçdaroğlu ve CHP’nin, HDP Eşbaşkanları ve milletvekilleri tutuklandıktan sonra "parlamentoya ve seçilmişlere darbe" çıkışı anlamsız ve samimiyetten uzaktır. Çünkü CHP, dokunulmazlıkların kaldırılmasına açıktan destek sunmuştur. CHP, AKP ve MHP ile her türlü görüşme ve işbirliği yapmasına rağmen, HDP ile ilişkilenmemeye, mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmaktadır. Söylemde faşist ve diktatörlük diye nitelendirdikleri Erdoğan/AKP’ye karşı mücadelede isteksiz ve savsaklayıcı bir tutum izlemektedir.

CHP "Faşizme karşı birlikte mücadele edelim ama yan yana görünmeyelim" politikası gütmektedir. Bu politikaları ile CHP hem kendisini hem seçmenini aldatmaktadır. Yaşananlar karşısındaki derin suskunlukları ile "CHP içindeki iyi ve dürüst vekiller"in iyiliği de şüpheli hale gelmiştir. Çünkü demokrasi mücadelesi verenlerin yanında durmakta hala imtina edilmekte; mevki, konfor ve ikbal kaygısı ağır basmaktadır. 

Yeni Özgür Politika

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.