Öne Çıkanlar YPG Donald Trump Putin Barack Obama musul

Bu haber kez okundu.

El Kaide içinde hücrede
ROJHABER HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 13 vekil eş zamanlı geceyarısı operasyonuyla kaçırılmış, 10 vekil 4 Kasım günü ‘örgüt üyesi’ suçlamasıyla rehin alınmıştı. Avukatlarına dahi haber vermeden hava yoluyla İstanbul’a ardından helikopterle Edirne’ye götürülen Demirtaş, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulmuştu. 

Demirtaş’la aynı gün tutuklanan HDP Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan da Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Her iki vekil de 11 gündür hücrede tek başına tutuluyor. Hak ihlalleri ve tutsaklara yönelik saldırılarla gündemden düşmeyen cezaevinde vekillerle ilgili önemli bir bilgiye daha ulaşıldı. 

El Kadelilerle aynı yerde

HDP’li vekillerin siyasi tutsakların bulunduğu A ve B bloklar yerine, El Kaide davası tutukluları ile ‘sorunlu’ adli tutukluların bulunduğu C Blok’taki hücrelerde tutulduğu ortaya çıktı. 

Bakan karar verecekmiş! 

Demirtaş ve Zeydan’ın siyasi tutsaklar ile birlikte kalmak için yaptığı başvuruya ise cezaevi yönetimi tarafından düne kadar bir cevap verilmedi. Cezaevi yönetiminin “Adalet Bakanlığı’ndan haber bekliyoruz. Gelecek cevaba göre düzenleme yapılacaktır” demekle yetindiği öğrenildi. 

Müebbet tutsak gibi

Demirtaş ile tutuklandıktan sonra cezaevinde görüşen HDP Eşbaşkan Yardımcısı Av. Aysel Tuğluk da hücrede tek başına tutulduğunu aktarmıştı. Demirtaş’ın valizinde bulunan kitap ve kıyafetlere cezaevi idaresi tarafından el konulduğunu aktaran Tuğluk, ağırlaştırılmış müebbet hapis verilen tutsakların koşullarında, tecrit altında tutulduğunu belirtmişti. 

Can güvenlikleri yok

AKP’lilerin cezaevlerine ilişkin sarfettikleri kimi açıklamalar ise HDP’li vekillerin can güvenliğiyle ilgili endişeleri artırıyor. Çiller-Güreş konseptinin işlediği 90’lı yıllarda tansu Çiller’in de danışmanlığını yapan AKP İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık’ın, tartışmalara yol açan “Devlet büyüklerine bir suikast halinde millet cezaevlerini basacak ve tüm fetöcüleri ve PKK’lıları asacak. Halk arasında konuşulan bu” şeklindeki sosyal medya paylaşımı, iktidarın rehin aldığı muhaliflere yönelim hazırlığı içerisinde olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi. 

Ölümcül tehlike

ABD’nin Ortadoğu ve Türkiye uzmanı eski Pentagon çalışanı Michael Rubin ise The American Enterprise Institute web sitesinde yayımlanan son yazısında “Hapisteki eğitimli; Batı yanlısı aydınlar, bürokratlar, liberaller, Kürtler, sivil toplum aktivistleri ve Fethullah Gülen sempatizanları ölümcül bir tehlike ile karşı karşıya. Parmaklıkların ardından kan akmaya başlarsa, kimse Erdoğan’ın güvenlik güçlerinin basitçe bir krizi bastırmaya çalıştığına veya bir kaza olduğuna inanmasın” diye yazdı. 

RTE ve Soylu’nun planı

Sosyal medyada yer alan kimi hesaplar da cezaevlerine dönük bir plan hazırlığı içerisinde olduğunu yazdı. “Realist man @Onlycompatriot” isimli Twitter kullanıcısı, 6 Kasım tarihinde hesabından şunları yazdı: “Havuz Medyası ‘Toplu Firar’ adı altında alt yapıyı oluşturdu. Şuan Silivri Cezaevi’ne 40’a yakın SADAT’çı yerleşmiş durumda. Birçok da MİT’çi var! Son 1 aydır bu plan üzerinde durdular. Bizzat RTE ve Soylu ilgilendi. Silivri’de gelecekte kendisine sorun çıkartabilecek herkesi yok edecek. Birçok masum insanda infaz edilecek. Birkaç plan üzerinde duruyorlar. Karar veremediler. Cezaevinin bir bölümünde yangın çıkaracaklar. Tutuklular SADAT’çılar tarafından koğuşlardan çıkarılacak. Firar süsü verilip taranacaklar…”

Cezaevi katliamları tanıdık

Türk devleti, kimi dönemlerde isyan ya da eylem bahanesiyle cezaevlerine saldırdı ve katliamlara girişti. Diyarbakır, Ulucanlar ve ‘Hayat Dönüş’ adı altında yapılan cezaevlerinde yapılan katliamlar hala hafızalardaki yerini koruyor.

Libya’da da yapılmıştı

Ortaya atılan bu iddialar, 1996 yılında Libya’da yaşanan cezaevi katliamını da hatırlatıyor. Ülkede muhalif tutukluların konulduğu Trablus’taki Ebu Salim Hapishanesi’nde 28-29 Haziran 1996 tarihlerinde çıkan isyanı bahane eden Kaddafi rejimi, isyanı bastırma bahanesiyle toplu infaza girişti. Ülkenin lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Said Kaddafi tarafından bastırılan isyanda bin 300’e yakın muhalif tutuklu topluca öldürülmüştü. 

Edirne F Tipi nasıl bir yer ?

HDP Eşbaşkanı Demirtaş ve Milletvekili Zeydan’ın rehin tutulduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nin Müdürü Ali Ak, Bolu, Erzurum ve Tekirdağ cezaevlerindeki işkenceleri ile nam saldıktan sonra Edirne’ye atandı.

İki yıl önce Edirne’ye atanan Ak ile birlikte cezaevindeki ihlaller artmış. Görüşe giden ailelerin bin bir eziyetle girdiği cezaevinde, kapalı görüş dışında tutsaklara kıyafet, kitap ve her türlü eşyanın verilmesi yasak. Açık görüşte gardiyanlar, konuşmaları duyabilecek şekilde konumlanıyor. Cezaevinin her noktasında Türklüğü öven slogan ve Türk kimliğini yücelten yazılar bulunuyor. Uzun zamandır koğuşlar arasında yapılan sosyal aktiviteler ise OHAL gerekçesiyle yasaklanmış durumda. Kürtçe mektup yazmak da yasaklar arasında yer alıyor. Son dönemde kapasitesinin çok üzerinde tutuklunun barındığı cezaevinde, gardiyanların tutsaklara dönük işkenceleri sık sık basına yansıyor. Asker ve gardiyanların ani baskın yaparak saldırmadığı koğuş neredeyse yok. Sürgünle gönderilen tutsakların eşyalarına cezaevi tarafından el konuluyor, girişte çıplak arama ile insanlık dışı muameleler uygulanıyor.

Hak ihlalleri tavan yaptı 

ANF’nin haberine göre cezaevinde son dönemde yaşanan hak ihlalleri şöyle:

* Gardiyanlar koğuşlara baskın yapıp, tutsakları darp ediyor. Karşı koyanlar hücreye atılıyor.

* Her sabah yapılan sayımlarda tutsaklar havalandırmaya kilitleniyor. Bu durumu kapılara vurarak protesto eden tutsaklar 2 saat burada tutulduktan sonra bu kez içeri alınıp, havalandırmanın kapıları kapatılıyor.

* Siyasi tutsakların tamamının iletişim, görüş ve hücre cezası bulunuyor. Şu ana kadar 100’ü aşkın tutsak hakkında yüzlerce soruşturma açıldı, onlarcasına hücre cezası verildi.

* Koğuş içerisinde yapılan aramada tutsakların özel eşyalarına el konuluyor.

* Havalandırmaya takılan 3 aydınlatma projektörü doğrudan koğuşlara tutuluyor. İçeri vuran yoğun ışık nedeniyle uyuyamayan tutsakların pencerelere taktığı perdeler gardiyanlar tarafından ya yırtılıyor ya da el konuluyor.

* Bir aydır görüşe çıkmayan tutsakların tüm sosyal hakları ellerinde alındı.

* Ortak alan görüşüne çıkarılmayan tutsaklar, hastane ve mahkemelere götürülmüyor.

* Kitap, gazete ve mektuplara el konuluyor.

* Her gün bir tutsak hücreye atılıyor. 

Tutukluluğa itiraz reddedildi 

Avukatların HDP Eşbaşkanı Demirtaş’ın tutuklanmasına ve soruşturma dosyası için verilen gizlilik kararına karşı yaptığı itiraz, bir üst merci olan Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi. Avukatların 8 Kasım’da yaptığı itiraza karşı hakimlik, tutuklama kararının ‘yasaya uygun’ olduğunu savundu. Av. Mahsuni Karaman, itirazlarının gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini belirterek, “Anayasa Mahkemesi’ne tedbir talepli bireysel başvuruda bulunacağız” dedi. 

Avukatı gözaltında

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile cezaevinde görüşen avukatları ise gözaltına alınmaya başlandı. Demirtaş’ın avukatı aynı zamanda HDP İstanbul İl Yöneticisi olan Levent Pişkin, tetikçilerinin hedef göstermesi sonucu Bursa Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla gözaltına alındı. Dün sabah 05.00 sıralarında İstanbul Kurtuluş’taki evini basan özel harekat polisleri, Pişkin’i gözaltına aldıktan sonra odasında bulunan bazı eşyalara da el koydu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan Pişkin’in Bursa’ya gönderileceği belirtildi. 

Av. Levent Pişkin, hafta sonu Türk basını tarafından Demirtaş’la yaptığı görüşme nedeniyle hedef gösterilmişti. Haberlerde, avukat olan Pişkin’in, Demirtaş ile görüşme planladığı ve mesajlarını Avrupa ve Almanya’da propaganda için kullanılması için bir Alman dergisine vereceği iddia edilmişti.

Aynı suçlamayla 7 Kasım’da Bursa’da Avukat Cahit Kırkazak gözaltına alınmış ve serbest bırakılmıştı.

Yeni Özgür Politika

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.