Öne Çıkanlar Mesud Barzani Brett McGurk Arda Turan Bab Irak

Bu haber kez okundu.

RTÜK mahkum oldu; Med Nuçe Kazandı

Gazeteci Baki Gül ile Med  Nuçe TV'nin kapatılmasının arkasındaki gerçekleri ve yaşananları Haberdar'dan Zehra Bulut'a anlattı. 

3 Ekim'de EUTELSAT uydu şirketi tarafından kapatılan Med Nuçe Televizyonu Paris'te görülen mahkeminin kazananı oldu. Televizyon kanalının programcısı ve editörü Baki Gül bir kaç gün içinde yeniden yayına gireceğini söyledi.

Avrupa’da Hotbird uydusu üzerinden üç yıl önce yayına başlayan Med Nuçe TV’nin uydu yayını 3 Ekim'de kesildi.

Gazeteci Baki Gül ile Med  Nuçe TV'nin kapatılmasının arkasındaki gerçekleri ve yaşananları Haberdar'dan Zehra Bulut'a anlattı. 

Uzun yıllardır Med Nuçe kanalında görev alan Gül kariyelerine 1990' lı yıllarda  Gündem gazetesinde başladı. Daha sonra Dicle Haber Ajans'ında,Roj Tv, Nuçe Tv, Sterk Tv'de muhabir, editörlük, programcılık yaptı. Med Nuçe'nin kuruluş  sürecinde de yer alan gazeteci 2015'ten buyana da kanalın haber merkezinde editörlük ve programcılık görevlerini yürütüyor.


 
"BU TÜR BASKILARIN SINIR TANIMAYACAĞININ FARKINDAYDIK"

- EUTELSAT uydu şirketinin kanalınızı kapatması sizin içi şaşırtıcı oldu mu yoksa kapatılma yönünde bir endişe taşıyor muydunuz?

B.G.: Kapatılma endişesi taşımak değil de, Türkiye'deki siyasi iktidarların sürekli olarak sürgünde yayın yapan Kürt tv kanalları için diplomatik çabalar, ekonomik rüşvetlerle bir girişimi vardı. Yani Türkiye'deki siyasi iktidar, kendi toplumuna gösteremediği, göstermek istemediği gündemleri, olayları, haberleri gösteren bir tv kanalı olduğumuz için sürekli hedef halindeydik. Ve daha önce Med TV, Medya Tv, Roj Tv, Nuçe Tv gibi televizyonların devletin verdiği ekonomik, siyasi rüşvet ve tavizlerle kapatıldığını bizzat yaşadık ve gördük. Ve tabii bu kanallarda çalışan gazetecilerin ağırlıklı yapısı 1990'lı yıllardan itibaren Özgür Gündem geleneği içinde çalışan ve yetişen gazeteciler olduğu için devletin bu tür baskılarının "sınır tanımayacağı"nın da farkındaydık.

-Sizce kanalınızın kapatılmasında Türkiye'de yaşanan siyasi gelişmelerin etkisi oldu mu? 3 Ekim kanalınızın kapatılma kararı alındı bu tarihten hemen önce Türkiye'de yayın yapan onlarca tv kanalı kapatıldı. Türkiye'de basın üzerinde yaşanan bu baskılar size de yansımış olabilir mi?

B.G.: Med Nuçe Tv'nin kapatılma kararının zamanlaması gerçekten çok manidar ve dikkat çekici. 1 Ekim'de Türkiye'de Alevilere yönelik yayın yapan Tv 10, çocuk kanalı Zarok tv,  Özgür Gün Tv, İMC, Hayat tv gibi 10'un üzerinde kanal, çeşitli radyo kanalları kapatılmıştı. Biz o tvlerin yayınları ile dayanışma yayını yaparken EUTELSAT uydu şirketi yayınlarımızın durdurulmasını istedi ve 3 Ekim'de yayınlarımızı uydu üzerinden durdurdu. Bu karar çok dikkat çekiciydi, çünkü biz Türkiye yasalarına göre değil İtalya'dan lisanslı ve AB üyesi ülkelerin yasalarına göre yayın yapıyorduk.

"RTÜK TALEP ETMİŞ"

- EUTELSAT uydu şirketi size kapatma kararı olarak ne gerekçe sundu. Türkiye devletinin kapatma ile bir bağlantısı var mı?

B.G.:  Yaptığımız yazışmalar ile araştırmalarımız sonucu öğrendik ki RTÜK, EUTELSAT'a yazı gönderip Kürtçe-Farsça yayın yapan Newroz tv, Arapça-Kürtçe yayın yapan Ronahi Tv, Kürtçenin bütün lehçelerinde yayın yapan Sterk Tv ile Türkçe yayın yapan Med Nuçe tv'nin kapatılmasını talep etmiş. EUTELSAT şirketi de bu yazıya istinaden  önce Mednuçe Tv daha sonra Newroz tv'nin yayınlarını skandal bir kararla kesti. Eutelsat'ın bu kararı skandaldı çünkü, İsveç Lisanlı Newroz tv hakkında ne İsveçte ne de başka bir yerde herhangi bir hukuki işlem yoktu. Benzer biçimde Mednuçe için de İtalya da ya da başka bir yerde bir hukuksal girişim yoktu. Eutelsat Türk devleti ile içine girdiği ekonomik ve siyasi pazarlıklar sonucu böyle bir karara gitmişti. Oluşan uluslararası kamuoyu nedeniyle şirket zorlandı ve diğer kanallara müdahelede bulunmadı. 

- Bunun üzerine hukuki süreç başlattınız ve Paris'te görülen mahkemeyi kazandınız. 

B.G.: Biz Eutelsat'ın bu kararını "yürütmeyi durdurma" talebi ile Paris Ticaret Mahkemesinde yargıya taşıdık. Mahkeme de başvurumuzu haklı buldu ve Eutelsat'ın hukuksuz bir girişimde bulunduğunu, Mednuçe ve Newroz tv'nin yayınlarının sürdürmesi kararını verdi.

"RTÜK MAHKUM OLDU"

- Mahkemenin verdiği bu kararla EUTELSAT uydu şirketi cezalandırdı. Şirkete şikayette bulunan RTÜK hakkında bir cezai işlem yapıldı mı?

B.G.: Eutelsat yayınımızın kesildiği her gün için 10 bin euro gibi bir tazminat ödeyecek. RTÜK için böyle bir durum yok çünkü RTÜK direk müdahil değil EUTELSAT 'ı dava etmiştik. Ancak 
Mahkemenin verdiği kararda RTÜK'ün EUTELSAT'tan istediği Med Nuçe ve Newroz Tv'yi susturmak isteme talebi de mahkum olmuş oldu. RTÜK; Avrupa Konseyi'nin sınırlar üstü uydu sözleşmelerine dayalı bir karara dayandıran talebini Paris Ticaret Mahkemesi haklı bulmadı, ayrıca RTÜK ve EUTELSAT'ın "Med Nuçe'yi terör övme ya da kamu düzenini bozma" savunmasını da haksız bulmuş olduğu görüldü. Bu aslında düşünce ve ifade özgürlüğü açısından da önemli bir karardı. Ayrıca Türkiye'deki siyasi iktidarın siyasi ve ekonomik rüşvetler vererek sonuç alma çabasını da başarısız kıldı. Tabii ki AB'nin devletlerle ilişki ve çelişkisine göre de tavır alma tutumu sözkonusu olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Ama nihayette basın özgürlüğü açısından oldukça önemli bir karar. 

- Mahkeme Med Nuçe ve Newroz TV kanallarının tekrar yayına başlamasının önünü açtı. İzleyenleriniz sizleri tekrar aynı uydudan ve aynı frekanslardan mı takip edecek?

B.G.: Mahkeme kararına göre aynı uydudan eski yerimizden yayınımızın devam etmesi gerekiyor. Bu konuda gerekli başvurularımızı yaptık ve EUTELSAT'tan gelecek yanıta göre yayınlarımızın sürdürüleceğini söyleyebilirim.

"BİRKAÇ GÜN İÇİNDE YAYIN TEKRAR BAŞLIYOR"

- Med Nuçe kanalı ne zaman tekrar yayına başlayacak?

B.G.: Eutelsat şirketine mahkeme kararı ulaştıktan sonra şirketin sözleşmemizi geçerli kılması ile yayınımız hemen başlayabilir. Bunun birkaç günü alacağını sanıyorum.

-Kapatma kararıtla birlikte hangi çevrelerden destek gördünüz? Basın ifade özgürlüğü çerçevesinde uluslararası kamuoyundan dayanışma görebildiniz mi?

B.G.: İzleyicilerimizin bu dönemde bize çok büyük desteği oldu. Özellikle Avrupa'daki izleyicilerimizin her alanda bize destek eylemleri, Avrupa'daki meslek örgütleri Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Sınır Tanımayan Gazeteciler, FIJ, İtalya basın sendikaları, İsveç basın sendikları ve birçok meslektaşımız bizimle dayanıştı. 

- Tekrar böyle bir kapatılma engeliyle karşılaşabilir misiniz? Yoksa bundan sonra biraz daha rahat yayına devam edeceğinizi mi düşünüyorsunuz? Bu mahkeme kararı işimizi gelecekte de kolaylaştırır mı?

B.G.: -Tabii Eutelsat'ın Türkiye ile içinde olduğu ticari ilişkiler ve siyasi dengelerin değişkenliği göz önünde bulundurulursa böylesi bir risk sözkonusu. Ancak mahkemenin kararı çok önemli ve AB'nin en büyük şirketlerinden biri ticari, siyasi ve basın özgürlüğü açısından haksız bulundu. Bu çok önemli bir karar ve değişik baskıları engelleyici bir yanı var.

- Basının önü ne kadar kesilirse gerçekler o kadar gizli kalır. Bu süreçte de gerçekler gizlenmek istenirken Med Nuçe nasıl bir rol oynayacak? Tüm Türkiye toplumuna bir mecra olacak mı?

B.G.: -Türkiye'deki baskı ve kısıtlamalar bizim sorumluluğumuzu daha fazla artırıyor. Bunun bilincindeyiz. Bütün meslektaşlarımızın yaşadığı baskıyı hissediyoruz. Türkiye'deki baskıcı iktidarın yüzlerce tv kanalı, onlarca günlük gazetesi, binlerce internet sitesi olabilir ama bunların toplamı bir tv, bir gazete bir radyo ya da bir internet sayfası etmez. Yarım medya bile değildir. Çünkü hepsi bir tek kişinin sözlerini, politikalarını ve istediklerini yapıyor. O nedenle bence Türkiye'deki AKP ya da AKP güdümüne girmiş gazete, tv, radyo ve gazetelerin bir gücü yok. Onların yalan ve maniplasyonlarını deşifre edecek bir yayın yapacağız. Nasıl yalan söylediklerini ortaya koyacağız, Türkiye toplumunun neyi düşündüğünü bütün yönleri ile izleyicilerimize taşıyacağız. Çünkü Türkiye'deki onurlu gazeteci, yazar ve akademisyenlere neler yapıldığını biliyoruz. Şu an AKP medyası ya da merkez medya diye tanımlanan havuzun suyu ortaklaşmış ve kirlenmiştir. Biz bu kirin halkın gözünü bulandıramayacağını göstereceğiz.  Tayyip Erdoğan ve ekibinin içindeki çelişkileri, çalınan paraları, cezaevlerindeki zulmü, Cizre, Şırnak'ta yaşananları, hergün iş kazalarında ölen insanları, kadına yönelik şiddeti, üniversiteleri, gençleri görünür kılacağız. Toplumun AKP'nin ve tek adamın iktidarından güçlü olduğunu ortaya koyacağız. Gerçekleri sadece gerçekleri sade ve sahici bir gazetecilikle ortaya koyduğumuzda gerisi kendiliğinden gelecektir.

KAYNAK: HABERDAR - ZEHRA BULUT

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.